logo
GS TV HD
Paylaş:
28 Mayıs 2018 Pazartesi 02:51:13

Haberler

Froome’dan tarihi zafer

Froome’dan tarihi zaferSky takımının Büyük Britanyalı sporcusu Chris Froome, yol bisikletinin üç büyük yarışından İtalya Bisiklet Turu'nda ilk şampiyonluğuna ulaşt…

Sky takımının Büyük Britanyalı sporcusu Chris Froome, yol bisikletinin üç büyük yarışından İtalya Bisiklet Turu'nda ilk şampiyonluğuna ulaştı.

Sky takımının Büyük Britanyalı sporcusu Chris Froome, yol bisikletinin üç büyük yarışından İtalya Bisiklet Turu'nda ilk şampiyonluğuna ulaştı.

Açılış etabı, 4 Mayıs'ta Kudüs'te yapılan 101. İtalya Bisiklet Turu, başkent Roma'daki 115 kilometrelik 21. etapla tamamlandı. Sprint finişine sahne olan etabı, Bora-Hansgrohe takımından Sam Bennett ilk sırada bitirdi.

19. etaptaki dağ geçidi Colle Delle Finestre'de yaptığı atakla Mitchelton-Scott takımından Simon Yates'in 13 etap boyunca giydiği "pembe mayoyu" alan Chris Froome, düz profile sahip son etapta hata yapmadı.

Toplam uzunluğu 3 bin 562,9 kilometre olan 2018 İtalya Bisiklet Turu'nu, 89 saat 2 dakika 39 saniyede bitiren 33 yaşındaki Froome, buradaki ilk şampiyonluğunu elde etti.

2017'de Fransa ve İspanya turlarını kazanan Froome, Eddy Merckx (1972-1973) ve Bernard Hinault'dan (1982-1983) sonra üç büyük turda da şampiyon unvanını ele geçiren 3. bisikletçi oldu.

Froome'un 46 saniye gerisindeki geçen yılın şampiyonu Tom Dumoulin (Sunweb), genel klasman ikinciliğini elde etti. Turu, liderin 4 dakika 57 saniye arkasında tamamlayan Miguel Angel Lopez (Astana) de 3. sırayı aldı.

Kazandığı 2017 İspanya Bisiklet Turu sırasında alınan doping numunesinde yasaklı "salbutamol" maddesine rastlanması nedeniyle başarısına gölge düşen Froome'un, en prestijli yol bisikleti yarışı Fransa Turu'nda 4 şampiyonluğu (2013, 2015, 2016, 2017) bulunuyor.

“Kaybetmekten nefret eden bir ekip kurmayı hedefliyorum.”

“Kaybetmekten nefret eden bir ekip kurmayı hedefliyorum.”A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, kaybetmekten nefret eden bir ekip oluşturmaya çalıştığını söyledi.…

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, kaybetmekten nefret eden bir ekip oluşturmaya çalıştığını söyledi.

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, kaybetmekten nefret eden bir ekip oluşturmaya çalıştığını söyledi.

Ay-yıldızlı ekibin İstanbul'da yarın İran ile yapacağı özel maç öncesi teknik direktör Lucescu ve takım kaptanlarından Mehmet Topal'ın katılımıyla basın toplantısı düzenlendi.

Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilen toplantıda açıklamalarda bulunan Rumen teknik adam, genç oyuncularla yeni bir milli takım oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, "Kaybetmekten nefret eden bir ekip kurmayı hedefliyorum. Bu karakteri aşılamaya çalışıyoruz. Eskilerin tecrübeleri ile gençlere yardımcı olmalarını istiyoruz. Burada olamayan arkadaşlarımız da bizim bir parçamız. Sonbaharda onların da form durumuna göre kadromuzu oluşturacağız. Gelecek 6-7 senenin ekibini kurmak istiyoruz. Bu 3 maç da bunun ilk ayağı olmalı. Her seferinde takımda hak edenin olmasını ve sürekli yer almasını istiyorum." ifadelerini kullandı.

İran, Tunus ve Rusya'nın 2018 FIFA Dünya Kupası'na katılacakları için çok motive bir şekilde karşılarına çıkacaklarını aktaran Lucescu, şöyle devam etti:

"Onlar da kendilerini göstermek istiyor. Bizim için kolay maçlar olmayacak. Türkiye ligi, zorlu ve kıran kırana geçti. Çok sakatlık yaşadık. 4-5 önemli oyuncumuz lig biter bitmez kendilerini ameliyat masasında buldu. Ben de genç ekibimle yola çıktım. Bu oyuncuların hepsine imkan vermek istiyorum. Genç oyuncuların kendi kulüplerinde fazla şans bulamamalarının eksikliğini bu maçlarda kapatmak, onları görmek istiyorum. Üç maçta yeterli şans alacaklarını düşünüyorum."

Çok teknik oyunculara sahip olduklarını vurgulayan deneyimli çalıştırıcı, oynayacakları 3 maç hakkında şöyle konuştu:

"Fizik olarak çok güçlü oyuncularımız yok. Yarın 6 senedir tecrübeli bir teknik direktörün idare ettiği bir ekiple karşılaşacağız. İran, Asya şampiyonu, maç kaybetmeden 6 galibiyet ve 4 beraberlikle Rusya'ya gidiyor. İran, uzun boylu ve iri yapılı oyunculardan kurulu, fizik gücü yüksek, kontra atakları iyi yapan bir ekip. Biz de oyunu kontrol etmeye çalışacağız. Tunus'a karşı farklı bir oyun olacak. Onlar daha teknik oynuyor. Rusya maçı da farklı olacak, çünkü onlar da iyi defans yapan bir ekip. Üç maç da gençler için çok önemli."

"Oyuncuların performansından memnunum"

Milli takımın bir değişim içinde olduğunu dile getiren Lucescu, şunları ifade etti:

"Çağlar Söyüncü, Okay Yokuşlu, Yusuf Yazıcı, Cengiz Ünder, Emre Akbaba gibi isimler kadroda. Emre Mor ve Enes Ünal sakatlıklar nedeniyle bizimle olamadı. Kulüp doktorlarının ricası üzerine kadroya almadık. Genç oyuncuların hepsinin aynı dili konuşması önemli, bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bu kampta çok mutluyum. Ekibin değişmesinin yanı sıra oyuncuların performansından da memnunum. Avrupa'da oyunu domine eden ekiplerin kazandığını görüyoruz. Karadağ ve İrlanda Cumhuriyeti maçlarına baktığınız zaman bizim de oyunu domine ettiğimiz görüldü. Oyuncuların yeniden gerçek kalitelerini sahaya koymalarını istiyorum."

Milli takımda Spor Toto Süper Lig'i ilk 4 sırada bitiren ekiplerden 3-4 oyuncunun kadroda olduğunu dile getiren Lucescu, "Düşünebiliyor musunuz, milli takımda ilk 4'teki İstanbul kulüplerinden 3-4 oyuncu var. Bir gün kulüplere teklifte bulunacağım, Türk Milli Takımı ile Türkiye'de oynayan yabancıların maç yapmasını teklif edeceğim. Çünkü 2000'li yıllarda Real Madrid'in, Milan'ın İstanbul'a geldiği zamanlarda sahada 8 Türk oyuncunun olduğu dönemleri hatırlıyorum. O günleri yeniden getirebileceğimize inanıyorum. Çok becerikli, iyi oyuncularımız var. Süper Lig'de hiçbir ekip ligi baştan sona domine etti diyemeyiz. Dengeli bir lig oldu. Atiker Konyaspor, Fenerbahçe karşısında ilk 15 dakika 3-0 öne geçebilirdi, Demir Grup Sivasspor, Beşiktaş'a 3 gol atabilirdi. Takımların oyunu tamamen domine edebilmeleri gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de altyapılardan yeterli sayıda oyuncunun yetişmemesinin sebeplerinin sorulması üzerine ise Lucescu, şöyle konuştu:

"Bu, çok ciddi bir problem. Federasyon, kulüpler, Kulüpler Birliği, antrenörler ve gazetecilerin olduğu bir komisyonun kurulması gerekiyor. Bu kadar büyük paralar harcıyoruz ama sonuç gelmiyor. Beşiktaş'ın bu sene yaptığının dışında başka bir başarı gelmedi. Ben de genç oyuncu üzerine yatırım yapıyorum. Burada oyunculara sorsanız, 4 gün bana tahammül etmek kolay değil. Çok çalışıyoruz, çok toplantı yapıyoruz. Bu eğitim dönemini hızlandırmaya çalışıyoruz. 21 yaşındaki gençleri, 30 yaşındaki elemanların tecrübesine çekmeye çalışıyorum. Shakhtar Donetsk ve Dinamo Bükreş'te bunu yaptım."

Çalıştırdığı her ekipte milli takıma oyuncu yetiştirmeyi kendine görev edindiğini kaydeden 72 yaşındaki teknik adam, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de çalıştığım dönemde milli takım antrenörü ile çok iyi ilişkim vardı. 2002 Dünya Kupası'nda Galatasaray'dan 8 oyuncu vardı. Benim derdim, milli takıma oyuncu hazırlamaktı. Nerede olursam olayım, 8 milli oyuncumuz vardı. Shakhtar'da elime 17-18 yaşında gelen 6-7 Brezilyalı oyuncu, şu an milli takımlarında. Türkiye'de kolay değil. Başkanlar yabancı oyuncu getiriyor ve antrenör, onu oynatmak zorunda kalıyor. 30 yaşında geçmişi çok önemli bir oyuncuyu oynatmak varken, onun yerine 20 yaşında bir genç oyuncuyu oynatmak kolay değil. Türk antrenörlerin ligde ve kupada Türk oyuncularını oynatmalarını bekliyorum. Ben bu konuya değinmek zorunda değilim ama gençleri ön plana itmemiz ve yatırım yapmamız gerek."

Milli takımın İstanbul'a dönüşü

Lucescu, A Milli Takım'ın 2,5 yıl sonra İstanbul'da bir maça çıkacağının hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:

"İstanbul dışında olduğu zaman maçlar nerede olursa olsun bütün halk stada geliyor ve stat doluyor. İstanbul'da ise 4 takımın taraftarı geliyor, herkes kendi oyuncusunu destekliyor. Yarın göreceğiz. Başakşehir Stadı'nda oynayacağımız karşılaşma, bundan sonraki maçları nerede oynayacağımıza dair benim için önemli bir test olacak. Benim için Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş fark etmez. Herkes milli takımı desteklesin. Bizim halkın desteğine ihtiyacımız var. İranlılar tarafından doldurulmuş bir statta oynamak istemiyorum. Çünkü onlar da gelecektir."

"Milli takımı istemek gerek"

Fransa'da bu sezon 1. Lig'e yükselen Nimes'in formasını giyen Umut Bozok'un A Milli Takım'ın aday kadrosuna çağrılmamasıyla ilgili bir soru üzerine Lucescu, şöyle konuştu:

"Umut'u birçok kez gördüm, seyrettim. Milli takım için henüz hazır değil, daha beklemek gerek. Milli takımı istemek, hak etmek gerek. 21 yaş altı takımını reddetti, bunu unutmayın. Öncelikle bu formayı sevmek lazım, bu forma reddedilmez. İleride bakacağız, şimdi 1. Lig'e çıktılar. Erol'la yaşadıklarımın aynısını yaşamak istemiyorum. Örneğin Tarkan'ı, Berkay'ı 3'er kez seyrettim. Berkay, 'Milli takımı istiyorum.' dedi, 'Başkasını bekliyorum.' demedi."

Mehmet Topal: "Milli takım olunca gerisi teferruat oluyor"

A Milli Takım'ın kaptanlarından Mehmet Topal, çok iyi bir kamp dönemi geçirdiklerini aktararak, "Sezon sonu dolayısıyla bu tür kamplar zor görülebilir ama iş milli takım olunca gerisi teferruat oluyor. Genç ve deneyimli arkadaşlarımızla çok iyi bir ortam oluşturduk. İyi antrenman ve analizler yapıyoruz. İnşallah bu güzel ortamı oynayacağımız 3 maça yansıtırız. Futbolumuzu geliştirip kampı tamamlamak istiyoruz." şeklinde görüş belirtti.

Mehmet Topal, "Dünya Kupası'nda olamamak sizi nasıl etkiliyor?" sorusuna, "Bunu zaman zaman sohbetlerimizde dile getiriyoruz. Nasıl böyle bir turnuvada olamayız diye. Takım ve ülke olarak içimizde burukluk var. Çok gitmek istiyorduk ama olmadı. Maalesef futbolun içinde olan şeyler. Bu Dünya Kupası'nı unutup önümüzdeki Avrupa Şampiyonası'na hazırlanmanın temellerini atıyoruz. Herkesin çok büyük fedakarlıklar yaparak maçlarda oynamak istemesi, iyi bir takım olmanın göstergesi." cevabını verdi.

Mehmet Topal, UEFA Şampiyonlar Ligi finalinin de güzel bir maça sahne olduğunu aktararak, hak edenin kazandığını sözlerine ekledi.

Monaco’da zafer Ricciardo’nun

Monaco’da zafer Ricciardo’nunFormula 1 Dünya Şampiyonası'nın 6. yarışı Monaco Grand Prix'sinde, Red Bull-TAG Heuer takımının Avustralyalı pilotu Daniel Ricciardo birinci…

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 6. yarışı Monaco Grand Prix'sinde, Red Bull-TAG Heuer takımının Avustralyalı pilotu Daniel Ricciardo birinci oldu.

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 6. yarışı Monaco Grand Prix'sinde, Red Bull-TAG Heuer takımının Avustralyalı pilotu Daniel Ricciardo birinci oldu.

Formula 1'de sezonun altıncı mücadelesi, Monaco'nun Monte Carlo kentinin sokaklarında oluşturulan 3,337 kilometrelik pistte 78 tur üzerinden yapıldı.

Yarışa "pole" pozisyonunda başlayan Red Bull sürücüsü Daniel Ricciardo'nun yanı sıra arkasındaki Sebastian Vettel (Ferrari), Lewis Hamilton (Mercedes), Kimi Raikkonen (Ferrari) ve Valtteri Bottas (Mercedes), startta yerlerini korudu.

Öndeki pilotlar, 19. tur sonunda "pit stop"larını tamamladı ve 5'i de aynı sırada piste döndü.

29. turdan itibaren otomobilinin motorunda yaşanan güç kaybına rağmen liderliğini koruyan Ricciardo, bu sezon 2'nci, kariyerinin 7. birinciliğine ulaştı.

Ricciardo'nun 7.3 saniye arkasındaki Vettel 2'nci, liderden 17 saniye sonra bitişe gelen Hamilton ise 3. oldu.

Bu sonuçla puanını 110'a çıkaran Hamilton, şampiyona liderliğini sürdürdü. Büyük Britanyalı sürücüyü, 96 puanla Vettel ve 72 puanla Ricciardo takip etti.

Sezonun 7. yarışı Kanada Grand Prix'si, 10 Haziran'da yapılacak.

İlk 10

Monaco Grand Prix'sini ilk 10 sırada bitiren pilotlar şunlar:

1. Daniel Ricciardo (Red Bull-TAG Heuer)2. Sebastian Vettel (Ferrari)3. Lewis Hamilton (Mercedes) 4. Kimi Raikkonen (Ferrari)5. Valtteri Bottas (Mercedes) 6. Esteban Ocon (Force India-Mercedes) 7. Pierre Gasly (Toro Rosso-Honda)8. Nico Hulkenberg (Renault) 9. Max Verstappen (Red Bull-TAG Heuer)10. Carlos Sainz (Renault)

Pilotlar klasmanı

1. Lewis Hamilton (Büyük Britanya): 110 puan 2. Sebastian Vettel (Almanya): 96 3. Daniel Ricciardo (Avustralya): 724. Valtteri Bottas (Finlandiya): 68 5. Kimi Raikkonen (Finlandiya): 60

Takımlar klasmanı

1. Mercedes: 178 puan 2. Ferrari: 156 3. Red Bull: 107 4. Renault: 46 5. McLaren: 40

Toprak Razgatlıoğlu’ndan tarihi başarı

Toprak Razgatlıoğlu’ndan tarihi başarıİngiltere'de düzenlenen yarışı ikinci sırada tamamlayan milli motosikletçi, Türkiye adına Dünya Superbike Şampiyonası'nda podyum gören ilk i…

İngiltere'de düzenlenen yarışı ikinci sırada tamamlayan milli motosikletçi, Türkiye adına Dünya Superbike Şampiyonası'nda podyum gören ilk isim olmayı başardı.

İngiltere'de düzenlenen yarışı ikinci sırada tamamlayan milli motosikletçi, Türkiye adına Dünya Superbike Şampiyonası'nda podyum gören ilk isim olmayı başardı.

Dünya Superbike Şampiyonası'nın İngiltere'deki 6. ayağının ikinci yarışında, Kawasaki Puccetti takımı adına mücadele eden milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ikincilik elde etti.

İngiltere'deki 4.023 metrelik Donington Park Pisti'nde koşulan yarışa 8. cepten başlayan Toprak Razgatlıoğlu, sergilediği başarılı performansla mücadeleyi 2. sırada tamamlamayı başardı. Toprak böylece Dünya Superbike Şampiyonası'ndaki bir yarışta Türkiye adına podyuma çıkan ilk sporcu olarak tarihe geçti.

Dün gerçekleştirilen ilk yarışta 21. olan milli motosikletçi, bu sonuçla puanını 78'e çıkardı ve genel klasmanda 8'incilikteki yerini korudu.

Yarışa 6. sıradan başlayan Pata Yamaha takımının Hollandalı pilotu Michael van der Mark, damalı bayrağı ilk gören isim oldu. Kawasaki takımının genel klasman lideri Büyük Britanyalı Jonathan Rea ise üçüncülükle yetindi.

Dünya Superbike Şampiyonası'nın 7. yarışı, 8-10 Haziran'da Çekya'da düzenlenecek.

Sürücüler klasmanı

1. Jonathan Rea (Büyük Britanya): 209 puan

2. Chaz Davies (Büyük Britanya): 181

3. Michael van der Mark (Hollanda): 163

4. Tom Sykes (Büyük Britanya): 163

5. Marco Melandri (İtalya): 136

8. Toprak Razgatlıoğlu (Türkiye): 78

Ali Koç’tan Aykut Kocaman açıklaması

Ali Koç’tan Aykut Kocaman açıklamasıAykut Kocaman'ın Fenerbahçe için bir hocadan daha fazlası olduğunu söyleyen Ali Koç, kendisiyle yola devam etmek istemesine karşın taraftar …

Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe için bir hocadan daha fazlası olduğunu söyleyen Ali Koç, kendisiyle yola devam etmek istemesine karşın taraftar beklentisini de göz ardı etmemek gerektiğini ifade etti.

Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe için bir hocadan daha fazlası olduğunu söyleyen Ali Koç, kendisiyle yola devam etmek istemesine karşın taraftar beklentisini de göz ardı etmemek gerektiğini ifade etti.

Fenerbahçe Kulübü'nün başkan adayı Ali Koç, futbol takımının teknik direktörü Aykut Kocaman'la ilgili, "Devam etmek çok isterdim. Bu konu hakkında bir şey söylemiyorum ama istikrara inanıyorum. Devam ederse katkılarının olacağını biliyorum ancak Fenerbahçe taraftarının da beklentisini göz ardı etmemek lazım." dedi.

Sarı-lacivertli kulübün 2-3 Haziran'da yapılacak olağan genel kurulunda başkanlığa aday olan Koç, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında gündeme dair konular hakkında konuşurken, daha önce açıkladığı projeleriyle ilgili de bilgi verdi.

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ı öven Ali Koç, göreve gelmesi durumunda tecrübeli teknik adamla yola devam edip etmeyecekleriyle ilgili gelen bir soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Aykut Kocaman bir hocadan fazlasıdır. 3 Temmuz'u biz beraber yaşadık. Aykut hocanın, insanlığıyla, adamlığıyla benim kalbimde yeri farklıdır. 3 Temmuz'da birlikte neler yaşadığımızı bir biz bir de Allah bilir. Aykut hoca o dönemde takımı motive etti. Son maça kadar şampiyonluk şansımızı korudu, orada çok önemli bir liderlik gösterdi. Türkiye Kupası'nı yıllar sonra onunla aldık. UEFA'da yarı final oynadık. Aykut Kocaman bu camianın değeridir. Devam etmek çok isterdim. Bu konu hakkında bir şey söylemiyorum ama istikrara inanıyorum. Devam ederse katkılarının olacağını biliyorum ancak Fenerbahçe taraftarının da beklentisini göz ardı etmemek lazım."

Bu sezon birçok takımın teknik direktör arayışına girdiğine dikkati çeken Koç, "Hocayla devam edip etmeyeceğimiz konusunda bir şey söyleyemem. Devam etsek de etmesek de benim gözümde Aykut Kocaman'ın yeri farklıdır." diye konuştu.

Fenerbahçe'nin efsane futbolcusu Alex de Souza hakkında da konuşan Ali Koç, "Alex'in de hepimizin gönlünde yeri farklıdır. Hataları olmuştur. Özellikle son dönemde hatalar yapmıştır ancak gidiş şekli kabul edilemez. Jübile sistemini her futbolcumuz için geliştirmeliyiz, sadece Alex için değil. Fenerbahçe'nin, sporcularıyla iyi bir şekilde ayrılması lazım. Onlar bizim bir anlamda elçimiz. Alex, şu an teknik heyette yer alamaz. Kendini bu alanda geliştirmesi lazım. Çok zeki birisi. Gelecekte olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Ali Koç, Fenerbahçe Doğuş Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Zeljko Obradovic'i de överek, "Obradovic'ten Allah razı olsun. O devam etmek istediği sürece burada, bizimle olacak." ifadelerini kullandı.

Aynı başlıktaSüper LigSonuçlarPuan durumuFenerbahçeEkipAykut KocamanSporcu

Warriors ikinci devredeki üstün oyunuyla seriyi son maça taşıdı

Warriors ikinci devredeki üstün oyunuyla seriyi son maça taşıdıHouston Rockets karşısında konferans final serisinin altıncı maçına istediği başlangıcı yapamayan Golden State Warriors, daha sonra ipleri e…

Houston Rockets karşısında konferans final serisinin altıncı maçına istediği başlangıcı yapamayan Golden State Warriors, daha sonra ipleri eline alarak rakibini mağlup etmeyi başardı.

Houston Rockets karşısında konferans final serisinin altıncı maçına istediği başlangıcı yapamayan Golden State Warriors, daha sonra ipleri eline alarak rakibini mağlup etmeyi başardı.

NBA Playoffları Batı Konferansı finalinde Golden State Warriors, sahasında Houston Rockets'ı 115-86 yenerek seriyi 3-3'e getirdi.

Karşılaşmaya iyi başlayan Rockets, ilk çeyreğini 39-22 önde geçtiği mücadelenin devre arasına 61-51 üstün gitti.

İkinci yarıda oyunun kontrolünü ele alan Warriors, üçüncü periyodu 84-77 önde tamamladı. Son çeyrekte rakibine sadece 9 sayı imkanı veren ev sahibi takım, mücadeleden 29 sayı farkla 115-86 galip ayrıldı. Bu galibiyetle durumu 3-3'e getiren Warriors, konferans final serisini son maça taşıdı.

Warriors'ta Klay Thompson 35 sayı 6 ribaunt 4 top çalmalık performansıyla galibiyette başrol oynadı. Ev sahibi ekipte Stephen Curry 29 sayı 6 asist 5 ribaunt ve Kevin Durant 23 sayı 7 ribaunt 4 asistle mücadele etti.

Chris Paul'ün sakatlığı nedeniyle forma giymediği maçta Rockets adına öne çıkan isim, 32 sayı 9 asist 7 ribauntla oynayan James Harden oldu. Konuk takımda Eric Gordon 19, Trevor Ariza 14 sayı buldu.

Batı Konferansı'ndan NBA finaline yükselecek takımı, Rockets'ın ev sahipliğinde 29 Mayıs Salı günü sabaha karşı yapılacak son maç belirleyecek.

Aynı başlıktaNBASon 16 Turu"Houston RocketsEkipGolden State WarriorsEkip

Mustafa Cengiz üzerindeki sorumluluğun farkında

Mustafa Cengiz üzerindeki sorumluluğun farkındaGalatasaray'da tekrar başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, seçim sonuçlarıyla üstündeki yükün daha da arttığını söyledi.…

Galatasaray'da tekrar başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, seçim sonuçlarıyla üstündeki yükün daha da arttığını söyledi.

Galatasaray'da tekrar başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, seçim sonuçlarıyla üstündeki yükün daha da arttığını söyledi.

Galatasaray Kulübü'nde gerçekleştirilen olağan genel kurulda tekrar başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, "Ortaya çıkan sonuç asla diğer adayları ezici ve üzücü bir sonuç değil. Tam tersine üzerimizdeki yükü azami derecede artırdı." dedi.

Mustafa Cengiz ve yönetim kurulu listesinde bulunan isimler, Galatasaray Derneği Lokali'nde düzenlenen gecede seçim zaferini kutladı.

Burada basın mensuplarına açıklamada bulunan Cengiz, büyük bir sorumluluğu üstlendiklerini belirterek, "Şu anda benim omzumdaki yük bir sosyoloğun tahmin edebileceğinden çok fazla oldu. Dört ay boyunca gerek genel kurul üyeleri gerek taraftarlar bize çok büyük destek verdi. Ortaya çıkan sonuç asla diğer adayları ezici ve üzücü bir sonuç değil. Tam tersine üzerimizdeki yükü azami derecede artırdı. Ben güç zehirlenmesine, zafer sarhoşluğuna karşı olan bir insanım." diye konuştu.

Mustafa Cengiz, UEFA yetkililerinin de seçimi yakından takip ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

"14. sandık açıklandıktan sonra UEFA yetkilileriyle görüştüğümde onlar da mutlu oldu. UEFA ve batı dünyası kesinlikle verilen sözlere inanır. Eğer şark kurnazlığı gibi sözler verip uymazsanız ve yaptığınız hataları kurnazca gizlemeye çalışırsanız, bir bağımsız denetçi firma gelip hataları bulur ve sizi kıpkırmızı eder. Biz o kırmızılıkları giderdik, mali açıdan düzeltme yolunu gösterdik. Geldiğimiz bu noktada UEFA Başkanı ve Finansal Fair Play müdürleri bizi kutladı ve sevindi. Verdiğimiz sözleri tutacak bir yönetim olduğumuz için sevindiler."

Genel kurulun ardından teknik direktörleri Fatih Terim ile de görüştüğünü aktaran Cengiz, "Fatih hocam da istikrar ve huzurdan yana. Kimse huzursuz bir ortamda bulunmak istemez. İnşallah güven, huzur, istikrar, dostluk ve kardeşlik içerisinde devam edeceğiz. Sevgili Fatih hocam bizim için büyük şans. Hem o hem de sevgili Abdurrahim Albayrak. Bu anlamda ben şanslı bir insanım. İnşallah yürüyüşümüz devam edecek." ifadelerini kullandı.

Real Madrid ve Zidane Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazdı

Real Madrid ve Zidane Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazdıUEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 mağlup eden İspanya'nın Real Madrid takımı, Şampiyonlar Lig…

UEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 mağlup eden İspanya'nın Real Madrid takımı, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste 3 kez şampiyonluğa ulaşan ilk takım olarak tarihe geçti.

UEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 mağlup eden İspanya'nın Real Madrid takımı, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste 3 kez şampiyonluğa ulaşan ilk takım olarak tarihe geçti.

İspanyol temsilcisi, 1955-1992 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, 1992-1993 sezonundan itibaren ise UEFA Şampiyonlar Ligi adı altında oynanmaya başlanan Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda birçok rekorun sahibi oldu.

2015-2016'da Atletico Madrid'i, 2016-2017'de Juventus'u, bu sezon ise Liverpool'u mağlup eden Real Madrid, Şampiyonlar Ligi'ni art arda 3 kez müzesine götüren tek takım olarak tarihe geçti.

İspanya temsilcisi, Kupa 1'de 1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1966, 1998, 2000, 2002, 2014, 2016 ve 2017'nin ardından 13. kez şampiyonluk ipini göğüsleyerek organizasyonda en çok kupa kaldıran takım rekorunu da geliştirdi.

Real Madrid, 1962, 1964 ve 1981'de yaptığı final maçlarında ise sahadan mağlup ayrılarak kupanın bir adım uzağında kalmıştı.

Rövanşı aldı

Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Liverpool ile daha önce 1980-1981 sezonunda karşılaşan ve 1-0 mağlup olan Real Madrid, bu kez rakibini 3-1 yenerek rövanşı aldı.

Şampiyonlar Ligi adı altında Liverpool karşısında 7'nci final maçına çıkan eflatun-beyazlılar, İtalyan ekipleri Milan ve Juventus'u geçerek organizasyonda en fazla final oynayan takım unvanını da ele geçirdi.

24 yıl sonra ilk kez

Avrupa Ligi'ni Atletico Madrid'in kazanmasının ardından Şampiyonlar Ligi'ni Real Madrid'in kazanmasıyla 1994 yılından bu yana ilk kez Avrupa'nın iki büyük kupası da aynı kente gitti.

1994 yılında ise Kupa 1 ve Kupa 2, İtalya'nın Milano kentine gitmişti. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona'yı 4-0 yenen Milan, o zamanki adıyla UEFA Kupası'nda ise Salzburg'u iki maçta da mağlup eden Inter şampiyonluğa ulaşmıştı.

Zidane rekorunu geliştirdi

Şampiyonlar Ligi'nde peş peşe ikinci kez kupayı kazanan ilk teknik direktör unvanını geçen sezon elde eden Fransız çalıştırıcı Zinedine Zidane, takımının Liverpool karşında aldığı galibiyetle rekorunu üst üste üç şampiyonluğa çıkardı.

Teknik direktörlük kariyerine 2014'te Real Madrid'in altyapısındaki Castilla'da başlayan 45 yaşındaki Zidane, 2015-2016 sezonunun devre arasında göreve geldiği Real Madrid'de Şampiyonlar Ligi kupasını her sezon kazanma geleneğini sürdürdü.

Fransız çalıştırıcı, Real Madrid ile 2002'de futbolcu, 2014'te ise Carlo Ancelotti'nin yardımcısı olarak Şampiyonlar Ligi zaferi yaşamıştı.

Ronaldo rekor tanımıyor

Real Madrid'in Portekizli yıldız oyuncusu Cristiano Ronaldo, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste 6. kez gol kralı oldu.

Bu sezon Kupa 1'de oynadığı 13 maçta 15 gol kaydeden 32 yaşındaki oyuncu, 2012-2013, 2013-2014, 2014-2015, 2015-2016 ve 2016-2017 sezonlarının ardından 6. kez bu unvanın sahibi oldu.

Portekizli yıldız, yarı finale kadar forma giydiği her maçta ağları sarsarak turnuva tarihinde üst üste 10 maçta gol atan ilk futbolcu unvanını da elde etmişti.

Liverpool, 8. finalinde 3. kez mağlup oldu

Liverpool, Kupa 1'de oynadığı 8'inci finalinde 3'üncü kez mağlup oldu. İngiltere temsilcisi, 1985 ve 2007'nin ardından 3. kez final maçını kaybederek Kupa 1'in bir adım uzağında kaldı.

Liverpool, 1977, 1978, 1981, 1984 ve 2005 yıllarında Kupa 1'de şampiyonluk yaşamıştı.

Twitter'da gündemi final belirledi

Sosyal medya platformu Twitter'da en çok konuşulan konu, UEFA Şampiyonlar Ligi finali oldu.

Dünyada hakkında en çok twit atılan 10 konu başlığından 9'u final karşılaşmasıyla ilgili oldu. İki takım adına da yüz binlerce twit atıldı.

Twitter'da en çok konuşulan futbolcular ise 2 gol kaydeden Real Madridli Gareth Bale ile iki golde büyük hatası olan Liverpool'un kalecisi Loris Karius oldu.

Liverpool'da sakatlanarak oyundan çıkan Muhammed Salah'ın ismi ise Arapça olarak dünya listesine girdi ve Mısırlı oyuncu, en çok konuşulan isimlerin başında geldi. Muhammed Salah'ın sakatlandığı pozisyonda bulunan Real Madridli Sergio Ramos'un ismi de Twitter'da 1 milyondan fazla yazıldı.

Aynı başlıktaŞampiyonlar LigiSon 16 Turu"Real MadridEkipZinédine ZidaneSporcu

Avrupa’nın en iyisi üst üste üçüncü kez Real Madrid

Avrupa’nın en iyisi üst üste üçüncü kez Real MadridUEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İspanya'nın Real Madrid takımı, İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 yenerek, kupanın sahibi old…

UEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İspanya'nın Real Madrid takımı, İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 yenerek, kupanın sahibi oldu.

UEFA Şampiyonlar Ligi 2017-2018 sezonu finalinde İspanya'nın Real Madrid takımı, İngiltere ekibi Liverpool'u 3-1 yenerek, kupanın sahibi oldu.

Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki Olimpiyat Stadı'nda oynanan karşılaşmaya hızlı başlayan taraf, Muhammed Salah ile sol kanattan etkili ataklar geliştiren Liverpool olurken, Real Madrid ise hızlı hücumlarla etkili olmaya çalıştı. İspanya temsilcisi, ilk tehlikeli atağını 15. dakikada Ronaldo ile geliştirirken, Liverpool ise 22. dakikada Trent Alexander-Arnold ile gole yaklaştı.

İki takımda yaşanan zorunlu değişiklikler, ilk yarıya damga vurdu. Real Madridli Sergio Ramos ile girdiği ikili mücadelenin ardından sakatlanan Liverpool'un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah, mücadeleye devam edemedi ve 31. dakikada yerini Adam Lallana'ya bıraktı. Real Madrid'de ise 37. dakikada sakatlanan Carvajal'ın yerine oyuna Nacho girdi.

Real Madrid, 43'üncü dakikada Ronaldo ile gole çok yaklaştı. Sağ kanattan Isco'nun yaptığı ortada topa iyi yükselen Ronaldo'nun ceza sahası içinden sert kafa vuruşunu Liverpool kalecisi Karius çeldi. Boşta kalan meşin yuvarlığı ağlara yollayan Benzema'nın golü, ofsayt gerekçesiyle geçerli sayılmadı.

Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 sona erdi.

İkinci yarıya hızlı başlayan Real Madrid'de Liverpool ceza sahasında oluşan karambolde Lallana'nın çıkarmaya çalıştığı top, Isco'nun önüne düştü. İspanyol oyuncunun 48'inci dakikada ceza sahası içinden sert şutu, üst direkten döndü.

Liverpool'un kalecisi Karius'un büyük hatasının ardından ilk golü Real Madrid buldu. Kendi ceza sahasında kontrol ettiği topu eliyle takım arkadaşlarına atmak isteyen Alman kaleci, üzerine gelen Real Madridli Benzema'yı göremedi. Fırsatçılığını gösteren Benzema, ayak uzattığı topu ağlara yollayarak 51'inci dakikada Real Madrid'i 1-0 öne geçirdi.

Ataklarını sıklaştıran Liverpool, aradığı golü çabuk buldu. Milner'ın sağ kanattan kullandığı köşe vuruşuna iyi yükselen Lovren, topu arka direkteki Mane ile buluşturdu. Senegalli oyuncunun meşin yuvarlak yere inmeden düzgün vuruşunun ardından 55'inci dakikada karşılaşmaya denge geldi: 1-1

Yeniden oyunun kontrolünü ele geçiren Real Madrid'de 61'inci dakikada Isco'nun yerine oyuna giren Gareth Bale, topla ilk buluşmasında güzel bir gole imza attı. Sol kanattan Marcelo'nun ceza sahasına ortasında topla buluşan Galli oyuncu, röveşatayla 64'üncü dakikada topu filelere yolladı: 2-1

Daha fazla oyuncuyla hücuma çıkan Liverpool'da Wijnaldum ile paslaşan Mane'nin 70'inci dakikada ceza sahası dışından sert şutunda, Real Madrid kalecisi Navas'ın müdahale ettiği top direkten döndü.

Real Madrid, kaleci Karius'un maçtaki ikinci büyük hatasının ardından üçüncü golü buldu. Sağ kanatta topla buluşan Bale'ın uzun mesafeden sert şutunu kurtarmak isterken topu ıskalayan Alman kaleci, kalesinde üçüncü golü gördü: 3-1

Karşılaşmanın kalan dakikalarında başka gol olmayınca Real Madrid, sahadan 3-1 galip ayrıldı.

Real Madrid, böylece üst üste 3'üncü, toplamda ise 13. kez UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürdü.

Aynı başlıktaŞampiyonlar LigiSon 16 Turu"LiverpoolEkipReal MadridEkip

Mustafa Cengiz, 3 yıl daha görev yapacak

Mustafa Cengiz, 3 yıl daha görev yapacakOlağan genel kurulda yeniden başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, 3 yıl süreyle bu görevi üstlenecek.…

Olağan genel kurulda yeniden başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, 3 yıl süreyle bu görevi üstlenecek.

Olağan genel kurulda yeniden başkanlığa seçilen Mustafa Cengiz, 3 yıl süreyle bu görevi üstlenecek.

Ocak ayında gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda başkanlık görevini Dursun Özbek'ten devralan Cengiz, söz verdiği üzere 4 ay sonra olağan genel kurulu toplarken, üyelerin yeniden tercihi olmayı başardı.

Cengiz'in yeni yönetim listesi şu isimlerden oluştu:

Asil üyeler: Abdurrahim Albayrak, Yusuf Günay, Murat Ece, Kaan Kançal, Mahmut Recevik, Okan Böke, Dilek Kutlu, Dorukhan Acar, Ömer Cansever, Emre Erdoğan, İlber Aydemir.

Yedek üyeler: Metin Karakaya, Banu Vahapoğlu Akgün, Erol Özmandıracı, Özgür Savaş Özüdoğru.

Cengiz, 20 sandığın 18'inde en fazla oyu aldı

Genel kurulda başkanlığa bir kez daha seçilen Mustafa Cengiz, 20 sandığın 18'inde en fazla oyu alan isim oldu.

Yalnızca 4 ve 20. sandıklarda Dursun Özbek'e geçilen Mustafa Cengiz, diğer 18 sandıktan ilk sırada çıktı.

Fatinoğlu ve Korkut tebrik etti

Başkan adaylarından Ali Fatinoğlu ve Ozan Korkut, Mustafa Cengiz'i tebrik etti.

Farkın açılmasının ardından önce Ali Fatinoğlu, daha sonra ise Ozan Korkut, Mustafa Cengiz'in yanına gelerek tebriklerini iletti.

Dördüncü sandığın açılmasının ardından salondan ayrılan Dursun Özbek, tekrar bu alana dönmedi.

Özbek, olağanüstü genel kuruldaki oyunu yakalayamadı

Sarı-kırmızılı kulüpte yaklaşık 2,5 yıl başkanlık yapmasının ardından ocak ayında gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda koltuğunu Mustafa Cengiz'e devretmek zorunda kalan Dursun Özbek, o seçimdeki oy oranının gerisinde kaldı.

Mustafa Cengiz'in 1703 oyla başkan seçildiği olağanüstü genel kurulda kullanılan 3458 oyun 1623'ünü alan Özbek, 4780 oyun kullanıldığı bu seçimde ise 1361 oyda kaldı.

Aynı başlıktaSüper LigSonuçlarPuan durumu

Monaco’da pole pozisyonu Ricciardo’nun

Monaco’da pole pozisyonu Ricciardo’nunFormula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun altıncı yarışı Monaco Grand Prix'sine Red Bull pilotu Daniel Ricciardo ilk sıradan başlayacak.…

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun altıncı yarışı Monaco Grand Prix'sine Red Bull pilotu Daniel Ricciardo ilk sıradan başlayacak.

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun altıncı yarışı Monaco Grand Prix'sine Red Bull pilotu Daniel Ricciardo ilk sıradan başlayacak.

Monaco ile aynı adı taşıyan 3 bin 337 metrelik pistte 78 tur üzerinden yapılacak yarışın sıralama turları tamamlandı.

Red Bull takımı adına yarışan Daniel Ricciardo, 1.10.810'luk zamanlamasıyla pist rekoru kırarak pole pozisyonunun sahibi oldu. Kariyerinde ikinci kez sıralama turlarını zirvede bitiren Avustralyalı pilot, 2016 sezonunda yine Monaco'da aynı başarıyı tekrarlamıştı.

Ferrari'nin Alman pilotu Sebastian Vettel 1.11.039'luk süresiyle ikinci, Mercedes'in Büyük Britanyalı pilotu son şampiyon Lewis Hamilton ise 1.11.232'lik derecesiyle en hızlı üçüncü isim oldu.

Yarın TSİ 16.10'da başlayacak Monaco Grand Prix'sinin sıralama turlarında alınan sonuçlar şöyle:

1. Daniel Ricciardo (Red Bull) 1.10.810 2. Sebastian Vettel (Ferrari) 1.11.039 3. Lewis Hamilton (Mercedes) 1.11.2324. Kimi Raikkonen (Ferrari) 1.11.2665. Valtteri Bottas (Mercedes) 1.11.441 6. Estaban Ocon (Force India) 1.12.0617. Fernando Alonso (McLaren-Renault) 1.12.110 8. Carlos Sainz (Renault) 1.12.1309. Sergio Perez (Force India) 1.12.15410. Pierre Gasly (Scuderia Toro Rosso Honda) 1.12.221

CEV Şampiyonlar Ligi’nde format değişikliği

CEV Şampiyonlar Ligi’nde format değişikliğiAvrupa Voleybol Konfederasyonu, 2019'dan başlamak üzere Şampiyonlar Ligi'nde format değişikliğine gitti.…

Avrupa Voleybol Konfederasyonu, 2019'dan başlamak üzere Şampiyonlar Ligi'nde format değişikliğine gitti.

Avrupa Voleybol Konfederasyonu, 2019'dan başlamak üzere Şampiyonlar Ligi'nde format değişikliğine gitti.

Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV), kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyon olan Şampiyonlar Ligi'nde, 2019 yılından itibaren format değişikliğine gidileceğini açıkladı.

Türkiye Voleybol Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, CEV'in yaptığı değişikliklere göre 2019 Erkekler ve Kadınlar Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasında 20'şer takım mücadele edecek. Yirmi takımdan 18'i doğrudan gruplarda yer alacak, geriye kalan 2 takım ise Şampiyonlar Ligi ön elemelerinden gelecek. Üç tur üzerinden oynanacak Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde elenen takımlar ise yollarına CEV Kupası'ndan devam edecek.

2019 Erkekler ve Kadınlar Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan 20 takım, dörderli 5 gruba ayrılacak. Çift maç eleme usulüne göre oynanacak grup etabının ardından 8 takım adlarını çeyrek finale yazdıracak. Çeyrek final ve yarı final karşılaşmaları 2 maç üzerinden oynanacak.

Final karşılaşmaları, iki gün arka arkaya olmak üzere "büyük final" adı altında CEV tarafından belirlenecek tarafsız bir sahada yapılacak.

CEV Şampiyonlar Ligi'nde ön eleme turu kuralarının çekimi, 28 Haziran 2018'de Lüksemburg'da gerçekleştirilecek. Türk takımlarının rakiplerinin belli olacağı grup etabının kuralarının yeri ve tarihi ise CEV tarafından daha sonra açıklanacak.

Bu arada Türkiye, ülkeler sıralamasında kadınlarda 519,16 puanla birinci, erkeklerde ise 341,66 puanla dördüncü sırada yer alıyor.

Trabzonspor yeni sezon planlamasını netleştiriyor

Trabzonspor yeni sezon planlamasını netleştiriyorYeni teknik direktörlerini kısa süre içinde belirleyeceklerini belirten Özkan Sümer, transfer çalışmalarının da başladığını ifade etti.…

Yeni teknik direktörlerini kısa süre içinde belirleyeceklerini belirten Özkan Sümer, transfer çalışmalarının da başladığını ifade etti.

Yeni teknik direktörlerini kısa süre içinde belirleyeceklerini belirten Özkan Sümer, transfer çalışmalarının da başladığını ifade etti.

Trabzonspor Genel Koordinatörü Özkan Sümer, teknik direktör konusunun gelecek hafta başından itibaren netleşeceğini söyledi.

Sümer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzonspor'un sezona yeni teknik direktörüyle başlayacağını belirterek, "Trabzonspor'un hocasız kalacak hali yok. Teknik direktör konusu gelecek hafta başından itibaren netleşir." dedi.

Oyuncu transferi çalışmalarının başladığını ifade eden Sümer, "Yapacağımız transferlerin maliyeti uygun olacak ama yararlılığı ihmal edilmeyecek. Kalkıp hiç yararlanmayacağımız oyuncularda ısrarcı olunmayacak. Yarar değeri teknik manada dikkate alınmak zorunda. Maliyet hesabı da ona dönük yapılacak. Yararı var ama maliyeti çok yüksek dediğiniz yerde de olmuyor." ifadelerini kullandı.

Özkan Sümer, bordo-mavili takımın gelecek sezonun programı konusunda da taslak program yapıldığını belirterek, "26 Haziran'da takım toplanacak. Ardından sağlık kontrolleri yapılacak ve büyük ihtimalle 1 Temmuz'da kamp dönemi olacak. Kamp yerini arkadaşlar tespit etmeye çalışıyor. Hem çalışma huzuru, güvenliği, kalitesi hem de müsabaka yapabilir miyiz gibi ihtiyaçları bir araya getirebilecek kamp yeri arıyoruz." şeklinde konuştu.

Sümer, gerekmesi halinde oyuncu transferi için ilerleyen günlerde yurt dışına gidebileceğini de sözlerine ekledi.

Aynı başlıktaSüper LigSonuçlarPuan durumuTrabzonsporEkip

İran maçı öncesi Lucescu’dan temkinli açıklamalar

İran maçı öncesi Lucescu’dan temkinli açıklamalarTürkiye Teknik Direktörü Mircea Lucescu, özel maçta karşılaşacakları İran'ın ciddi bir rakip olduğunu söyledi.…

Türkiye Teknik Direktörü Mircea Lucescu, özel maçta karşılaşacakları İran'ın ciddi bir rakip olduğunu söyledi.

Türkiye Teknik Direktörü Mircea Lucescu, özel maçta karşılaşacakları İran'ın ciddi bir rakip olduğunu söyledi.

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, ay-yıldızlıların 28 Mayıs Pazartesi günü hazırlık maçında karşılaşacağı İran'ın önemli bir takım olduğunu bildirdi.

Milli takımın İran ile yapacağı özel karşılaşma için Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hazırlanan "maç kitabı"nda açıklamalarına yer verilen Rumen teknik adam, İran'ın Asya kıtasındaki en başarılı futbol takımlarından biri olduğunu belirtti.

Eylül ayındaki UEFA Uluslar Ligi karşılaşmaları ve Mart 2019'da başlayacak 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri hazırlıkları kapsamında İran, Tunus ve Rusya ile özel maçlar oynayacaklarını hatırlatan Lucescu, "Teknik direktörlüğünü 2011 yılından beri Portekizli Carlos Queiroz'un yaptığı İran, son iki Dünya Kupası'nda finallere katılmayı başardı ve bu dönemde yalnızca 8 mağlubiyet aldı. Deneyimli savunması ve saha içi organizasyon becerisi ile İran, A Milli Takımımız için ciddi bir rakip." ifadelerini kullandı.

Lucescu, mart ayından bu yana A Milli Takım kadrosunu gençleştirme çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Üç hazırlık maçı için açıklamış olduğumuz aday kadroda 1994 ve sonrasında doğmuş 13 futbolcu bulunuyor. Bu isimler arasında Avusturya'da forma giyen Tarkan Serbest de var. Kendisini Türkiye tercihinden dolayı kutluyorum. Her zaman vurguladığım gibi, genç oyuncularımızın yanında tecrübeli isimlerin bulunmasına özen gösteriyorum. Bu kamp, deneyimlerini diğer takım arkadaşlarıyla paylaşma görevini Umut Bulut üstlenecek. Hepsi Dünya Kupası'nda mücadele edecek takımlarla özel maçlar oynayacağımız bu uzun kamp sürecinde, takımımızın iskeletini oturtma konusunda önemli bir yol katedeceğiz."

Aynı başlıktaHazırlık maçları – Milli takımlarSonuçlarPuan durumuTürkiyeEkipİranEkipMircea LucescuSporcu

30 bin Kolombiyalı milli takımlarını Rusya’ya uğurladı

30 bin Kolombiyalı milli takımlarını Rusya’ya uğurladı2018 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek Kolombiya Milli Takımı için başkent Bogota'daki El Campin Stadı'nda yaklaşık 30 bin kişinin katıl…

2018 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek Kolombiya Milli Takımı için başkent Bogota'daki El Campin Stadı'nda yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı tören düzenlendi.

2018 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek Kolombiya Milli Takımı için başkent Bogota'daki El Campin Stadı'nda yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı tören düzenlendi.

Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek Kolombiya Milli Futbol Takımı, başkent Bogota'daki özel organizasyonda Kolombiyalılarla buluştu.

Dünya Kupası'nda Japonya, Polonya ve Senegal ile H Grubu'nda yer alan Kolombiya için El Campin Stadı'nda düzenlenen özel programı yaklaşık 30 bin kişi izledi.

Organizasyonun başlamasına saatler kala tribünleri dolduran Kolombiyalılar, "Tigre" (Kaplan) lakaplı takım kaptanları Radamel Falcao'nun yanı sıra Bayern Münih'in yıldız oyuncusu James Rodrigues, Arsenal'in kalecisi David Ospina ve Barcelonalı Yerry Mina'ya yoğun sevgi gösterisinde bulundu.

Futbolcuların kendi aralarında oynadıkları "veda karşılaşması"nın ardından James Rodrigues'in, sahaya giren ve kendine sarılan küçük bir Kolombiyalıya formasını hediye etmesi taraftarlardan alkış aldı.

Ayrıca, sahaya futbolcularla birlikte çıkan Kolombiyalı şarkıcı Maluma da konser verdi.

Gruptaki ilk maçını 19 Haziran'da Japonya ile yapacak Kolombiya, iki gün önce de başkent Bogota'daki Devlet Başkanlığı Sarayı Casa de Narino'da Devlet Başkanı Juan Manuel Santos tarafından kabul edilmişti.

Aynı başlıktaDünya KupasıSonuçlarKolombiyaEkip

Rafael Nadal yeni rekorlar için Fransa topraklarında

Rafael Nadal yeni rekorlar için Fransa topraklarındaRoland Garros'ta 11. şampiyonluğunu hedefleyen İspanyol tenisçi, Margaret Court'a ait bir Grand Slam'i en fazla kazanan tenisçi rekorunu yak…

Roland Garros'ta 11. şampiyonluğunu hedefleyen İspanyol tenisçi, Margaret Court'a ait bir Grand Slam'i en fazla kazanan tenisçi rekorunu yakalamak amacında.

Roland Garros'ta 11. şampiyonluğunu hedefleyen İspanyol tenisçi, Margaret Court'a ait bir Grand Slam'i en fazla kazanan tenisçi rekorunu yakalamak amacında.

Erkekler tenisinde dünya 1 numarası Rafael Nadal, 1 numaralı seribaşı olarak katılacağı Roland Garros'u bir kez daha kazanarak, Avustralya Açık'taki 11 şampiyonluğuyla bir Grand Slam turnuvasını en fazla kazanan tenisçi olan Margaret Court'un rekoruna ortak olmayı hedefliyor.

İlk kez 1891 yılında düzenlenen sezonun ikinci Grand Slam turnuvası Roland Garros'un ana tablo maçları, yarın başkent Paris'te başlayacak.

Avustralya Açık, Wimbledon ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Roland Garros, bu yıl 27 Mayıs-10 Haziran tarihilerinde 117. kez organize edilecek.

2018 Fransa Açık'ta toplam 39 milyon 197 bin avro ödül dağıtılacak. Turnuvanın, 9 Haziran'da yapılacak tek kadınlar ve 10 Haziran'da oynanacak tek erkekler finalini kazananlara ise 2,2 milyon avro para ödülü verilecek.

Fransa Açık'ta tüm gözler, İspanyol raket Rafael Nadal'ın üstünde olacak. 2017'deki şampiyonluğuyla açık dönemde bir grand slam turnuvasını 10 kez kazanan ilk tenisçi unvanını alan Nadal, bu kez tüm zamanlar rekoru için mücadele edecek.

Erkekler dünya sıralamasının 1 numarası Nadal, bu yıl da mutlu sona ulaşırsa Avustralya Açık'taki 11 şampiyonluğuyla bir grand slam turnuvasını en fazla kazanan tenisçi olan Margaret Court'un rekoruna ortak olacak. Kadınlar tenisinin efsane ismi Court, 1973'ten bu yana rekoru elinde tutuyor.

Nadal'dan şanslı kura

Avustralya Açık'a çeyrek finalde veda etmesine sebep olan sakatlığını atlatmasının ardından Monte Carlo, Barcelona ve Roma'daki toprak kort turnuvalarını kazanan Nadal, ilk maçını dünya 54 numarası Alexandr Dolgopolov ile yapacak.

Nadal, 3 numaralı seribaşı Marin Cilic, 5 numaralı seribaşı Juan Martin del Potro, 6 numaralı seribaşı Kevin Anderson ve 9 numaralı seribaşı John Isner ile ana tablonun aynı yarısında yer alacak.

Toprağın bu tenisçilerin favori zemini olmayışı, ana tablonun diğer yarısının da adeta "Şampiyonlar Ligi" gibi olması hesaba katıldığında, Nadal'ın şanslı bir kura çektiği söylenebilir.

Çünkü diğer yarıda, son 18 maçının 16'sını kazanan 2 numaralı seribaşı Alexander Zverev, Roland Garros'da son 2 yıldır yarı final oynayan 7 numaralı seribaşı Dominic Thiem, 4 numaralı seribaşı Grigor Dimitrov, 8 numaralı seribaşı David Goffin, 10 numaralı seribaşı Pablo Carreno, 2015 şampiyonu Stanislas Wawrinka, 2016 şampiyonu Novak Djokovic'in yanı sıra toprak kortun tehlikeli isimleri Kei Nishikori ve Gael Monfils de bulunuyor.

Serena yeniden grand slam sahnesinde

Kadınlar dünya sıralamasının eski 1 numarası ve 23 şampiyonlukla "açık dönemde en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçi" Serena Williams, doğum yaptıktan sonra ilk kez bir grand slam turnuvasına katılacak.

Klasmanın 453. basamağındaki Serena Williams, şampiyon olduğu 2017 Avustralya Açık finalinden sonraki ilk grand slam maçına, dünya 70'ncisi Kristyna Pliskova karşısında çıkacak.

Serena Williams'ın, 2012 ve 2014'te şampiyon olduğu Fransa Açık'ta iki yıl aranın ardından ilk defa mücadele edecek Maria Sharapova ile 4. turda karşılaşma ihtimali, tenisseverleri şimdiden heyecanlandırıyor.

Kadınlarda 1 numara için 6 aday

İlk grand slam şampiyonluğunu isteyen dünya 1 numarası Simona Halep'i tahtından indirebilecek 5 ismin bulunması, tek kadınlar maçlarını daha da heyecanlı kılacak.

Geçen yıl final oynadığı için savunması gereken 1300 puan bulunan Halep'in yeri, 2 numaralı seribaşı Caroline Wozniacki, 3 numaralı seribaşı Garbine Muguruza, 4 numaralı seribaşı Elina Svitolina, 6 numaralı seribaşı Karolina Pliskova ve 7 numaralı seribaşı Caroline Garcia'nın tehdidi altında.

Yerini korumak için en az yarı finale yükselmesi gereken Halep, Muguruza, Pliskova ve Garcia'nın yanı sıra eski dünya 1 numaraları Angelique Kerber, Serena Williams, Maria Sharapova'yla da ana tablonun aynı yarısında yer alıyor.

Avustralya Açık şampiyonu Wozniacki'nin bulunduğu diğer yarıda ise Svitolina, Fransa Açık'a unvanını korumaya gelen 5 numaralı seribaşı Jelena Ostapenko, 11 maçtır kazanan 8 numaralı seribaşı Petra Kvitova, 9 numaralı seribaşı Venus Williams, 10 numaralı seribaşı Sloane Stephens ve 2009 şampiyonu Svetlana Kuznetsova dikkati çekiyor.

Federer yine yok

Erkeklerde dünya 20 numarası Chung Hyeon ve dünya 28'incisi Milos Raonic, kadınlarda ise klasmanın 28. basamağındaki Agnieszka Radwanska, sakatlıkları yüzünden turnuvaya katılamayacak.

Sakatlığı sebebiyle 2017'nin temmuz ayından beri sahalardan uzak kalan Andy Murray, 2016'da tek erkeklerde final oynadığı Fransa Açık'ı da kaçıracak.

Geçen sezon yaptığı muhteşem dönüş sonrası 2018'e de Avustralya Açık zaferiyle başlayan erkekler dünya sıralamasının 2. basamağındaki Roger Federer, bu yıl da toprak kort sezonunda oynamamayı tercih etti. 36 yaşındaki Federer, kaybettiği Indian Wells finalinin ardından çıktığı Miami Açık'a da 2. turda veda etmişti.

Turnuvanın tarihçesi

İlk defa 1891 yılında "Fransa Şampiyonası" adıyla düzenlenen turnuvaya, yalnızca ulusal çaptaki erkek tenisçilerin katılımı kabul edildi. 1897'de kadınların da yarışmaya başladığı Fransa Şampiyonası'na 1902'de karışık çiftler, 1907'de ise çift kadınlar karşılaşmaları eklendi.

1925'ten itibaren uluslararası katılımcıların da mücadele ettiği turnuva, profesyonel oyuncular ile amatörlerin karşılaşmasına izin verildiği "açık dönem" olarak nitelendirilen 1968 yılında tenisçilerin yarıştığı ilk grand slam oldu. Turnuvaya adını veren "Roland Garros" kortunun 1928'deki inşasına kadar şampiyona "Stade Français" ve "Racing Club de France" sahalarında oynandı.

Fransa Tenis Federasyonu, 1927 yılında ABD topraklarında Davis Kupası'nı kazanan "Silahşörler" lakaplı Fransız tenisçiler Jacques Brugnon, Jean Borotra, Henri Cochet ve Rene Lacoste'un bir yıl sonra Paris'te düzenlenecek rövanş maçı için yeni bir saha inşa etme kararı aldı.

Yeni kort için "Stade Français"in hissedarlarına ait "Porte d'Auteuil" arazisi uygun görüldü. Kortun yapılabilmesi için tek şart, "Stade Français"in ünlü eski üyelerinden pilot Roland Garros'un isminin verilmesiydi. Roland Garros, 23 Eylül 1913'te Akdeniz'i uçakla geçen ilk insan olarak havacılık tarihine geçmişti.

Toprak kortun farkı

Fransa Açık, toprak kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini taşıyor. Toprak kort, sert ve çim zemine göre topun hızının azalmasına ve topların yerden daha fazla yükselmesine yol açıyor. Kort, bu özelliğiyle uzun rallilerin yaşanmasına olanak sağlıyor ve çok güçlü servis kullanamayan tenisçilerin zafiyetini kapatıyor.

Bu nedenle kariyerinde birçok grand slam şampiyonluğu bulunan John McEnroe, Stefan Edberg, Pete Sampras, Boris Becker, Venus Williams, Martina Hingis, Lindsay Davenport gibi tenisçiler bu turnuvayı kazanamadı.

Roland Garros'un "en"leri

En fazla şampiyonluk yaşayan isimlerin, tek erkeklerde İspanyol Rafael Nadal, tek kadınlarda ise ABD'li Chris Evert olduğu Fransa Açık'ta, uluslararası katılıma izin verilen 1925 yılından itibaren elde edilen bazı rekorlar şöyle:

Teklerde en fazla kazananlar

Erkekler: Rafael Nadal (İspanya) - 10 kez (2005, 2006, 2007, 2008, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2017)

Björn Borg (İsveç) - 6 (1974, 1975, 1978, 1979, 1980, 1981)

Kadınlar: Chris Evert (ABD) - 7 (1974, 1975, 1979, 1980, 1983, 1985, 1986)

Steffi Graf (Almanya) - 6 (1987, 1988, 1993, 1995, 1996, 1999)

Üst üste en fazla kazananlar

Erkekler: Rafael Nadal (İspanya) (2010-14) - 5 kez

Björn Borg (İsveç) (1978-81), Rafael Nadal (İspanya) (2005-08) - 4 kez

Kadınlar: *Helen Wills (ABD) (1928-30), *Hilde Sperling (Danimarka) (1935-37), Monica Seles (ABD) (1990-92), Justine Henin (Belçika) (2005-07) - 3 kez

Üst üste en fazla maç kazanan

Erkekler: Rafael Nadal (İspanya) - 39 galibiyet (2010-2015)

Kadınlar: Chris Evert (ABD) - 29 galibiyet (1974-1981)

Son 10 yılın kazananları

2008 - Rafael Nadal (İspanya)

2009 - Roger Federer (İsviçre)

2010 - Rafael Nadal (İspanya)

2011 - Rafael Nadal (İspanya)

2012 - Rafael Nadal (İspanya)

2013 - Rafael Nadal (İspanya)

2014 - Rafael Nadal (İspanya)

2015 - Stanislas Wawrinka (İsviçre)

2016 - Novak Djokovic (Sırbistan)

2017 - Rafael Nadal (İspanya)

Aynı başlıktaFransa Açık*DrawsRafael NadalSporcu