logo

NBA’de bireysel ödül adayları açıklandı: Kim favori, kim sürpriz?

NBA’de bireysel ödül adayları açıklandı: Kim favori, kim sürpriz?

NBA'de her sezon sonunda verilen bireysel başarı ödüllerinde bu yılın adayları açıklandı. Eurosport Türkiye editörlerinden Meriç Gürsoy, adayları ve muhtemel sonuçları değerlendirdi.

NBA'de konferans finalleri devam ederken normal sezonun bireysel başarı ödüllerinde adaylar açıklandı. Buna göre 6 kategoride 3'er aday final oylamasına kaldı. Önce listeye bakalım:

NBA En değerli oyuncu (MVP)

Anthony Davis, New Orleans PelicansJames Harden, Houston RocketsLeBron James, Cleveland Cavaliers

NBA En iyi altıncı oyuncu

Eric Gordon, Houston RocketsFred VanVleet, Toronto RaptorsLou Williams, LA Clippers

NBA Sezonun en iyi defansif oyuncusu

Anthony Davis, New Orleans PelicansJoel Embiid, Philadelphia 76ersRudy Gobert, Utah Jazz

NBA En çok gelişme kaydeden oyuncu (MIP)

Clint Capela, Houston RocketsSpencer Dinwiddie, Brooklyn NetsVictor Oladipo, Indiana Pacers

NBA Yılın koçu

Dwane Casey, Toronto RaptorsQuin Snyder, Utah JazzBrad Stevens, Boston Celtics

NBA Sezonun çaylağı

Donovan Mitchell, Utah JazzBen Simmons, Philadelphia 76ersJayson Tatum, Boston Celtics

Sezonun en değerli oyuncusu ödülü için öne çıkan iki favori var. Kariyerinde ilk kez sezonun tamamında forma giyen ve 27.5 sayı 8.6 ribaund 9.1 asistlik dikkat çekici istatistiler yakalayan LeBron James ile ligde normal sezonu en fazla galibiyet sayısıyla kapatan Houston Rockets'ta James Harden ligi sayı kralı olarak tamamladı ve 30.4 sayı 8.8 asist ortalamaları yakaladı. Harden normal seoznu en yüksek galibiyet ile bitiren ofansif özellikli bir takımın en iyi oyuncusu olarak dikkat çekiyor. 28 yaşındaki oyuncu, geçen sezon da aynı ödül için Russell Westbrook ile yarışmış fakat kazanamamıştı. Öte yandan LeBron ise Cleveland'ı minimum destek veya yardım ile playofflara, daha sonra da konferans finallerine taşımayı başardı. Cleveland öyle sıkıcı, hareketsiz ve durağan bir takım oldu ki, NBA'de ilk yılını geçiren milli oyuncumuz Cedi Osman, bitmek bilmeyen enerjisi ile taraftarların LeBron'dan sonra en çok sevdiği isim haline geldi.

En iyi altıncı oyuncu ödülü benim gözümde değerini yitirmiş ve genelde hak etmeyenlerin kazandığı bir ödül haline geldi. Öyle ki, adaylar arasında mutlak favori olarak ön plana Los Angeles Clippers'tan Lou Williams çıkıyor. Williams Los Angeles'ta maç başına tam 33 dakika süre aldı ve maç başına kariyer rekoru olan 22.6 sayı ortaladı. İyi bir oyuncu olduğuna şüphe yok ancak Blake Griffin'in de ayrıldığı takımda değil altıncı adam, birinci silah konumunda olan Williams'ın sırf maça ilk 5'te başlamaması sebebi ile en iyi yedek oyuncu ödülünü alması adil gelmiyor. Adaylar arasına girmeyi başaran Fred VanVleet ise, Toronto Raptors gibi iki All-Star oyun kurucusu ile kimlik bulan (Kyle Lowry - DeMar DeRozan) bir takımda yedek gard olarak efektif bir performans sergiledi ve benim gözümde yedek sıfatını hak ettiği için bu ödüle layık olan isim. Takım koçunun kovulmasının ardından takımda radikal değişiklikler kapıdayken bir anda Lowry veya DeRozan'ı takımdan gönderilmiş, VanVleet'i de ilk 5'te bulabiliriz.

Sezonun en iyi defansif oyuncusu beklendiği gibi 3 yıldız pivottan birisi olacak. İlk başlarda Oklahoma City Thunder'dan Paul George'un da bu adaylar arasında olması beklenirken Davis, Embiid ve Gobert üçlüsü sıyrıldı. Bu üç aday istatistiksel olarak benzer rakamları ortaya koydu. Davis 8.6 savunma ribaundu ve 2.6 blok, Embiid 8.7 savunma ribaundu ve 1.8 blok ve Gobert de 7.8 savunma ribaundu ile 2.3 blokluk bir performans gösterdi. Ayrıca, 7.6 savunma ribaundu ile beraber 1.9 blok ortalayan ve savunma puanlarında listedeki üç isimden de yukarda olan Houston Rockets pivotu Clint Capela'nın da bu listeye bir şekilde girmesini beklerdim. İstatistiklerin ötesine baktığımızda ise, Gobert diper rakiplerine göre fark yaratmamış olsa da fiziksel olarak varlığı ile çoğu hücum planını bozuyor. Pota altında NBA'in en iyi blok tehditine sahip olan ve çemberi en iyi savunan oyuncu olduğunu düşündüğüm Gobert'i normal koşullarda favori yazabilirdim fakat Fransız pivot bu sezon sakatlığı sebebi ile 56 maçta oynayabildi ve tek dezavantajı bu.

Sezonun en çok gelişme kaydeden oyuncusu diğer kategorilere nazaran fikir birliğinin daha yüksek olduğu bir kategori. Sezon başında Paul George'un da yer aldığı takasla Oklahoma City'den ayrılıp Indiana'ya gelen Oladipo, takım taraftarlarına "İyi ki Paul George'u göndermişiz" dedirttirebilecek bir performans ortaya koydu. All-Star seçilme başarısı da gösteren oyuncu, sezonu 23.1 sayı 5.2 ribaund 4.3 asist ve 2.4 top çalma ortalamaları ile tamamladı. Fakat, James Harden ve Chris Paul'un önderliğinde zirveye yürüyen Houston'da gizli kahraman olan Clint Capela'nın da elit bir uzun haline geldiğini hatırlatmakta fayda var.

Yılın koçu muhtemelen şu an işsiz olan bir koç olacak: Dwayne Casey. Bu ay içerisinde Ulusal Basketbol Koçları Derneği tarafından yılın koçu seçilmeyi başaran Casey, Toronto'yu Doğu liderliğine taşıdığı sezonda playoff yarı finallerinde Cleveland'a süpürüldükten sonra görevden alındı. Daha önce 2013'te Denver Nuggets ile kulüp galibiyet rekoru kıran George Karl, ödülü aldıktan sonraki ay içerisinde takımdan ayrılmıştı. Öte yandan her ne kadar Casey bir adım farkla önde gözükse de Brad Stevens'ın hakkını vermek lazım. Normal sezonun ilk gününde, ilk maçında bu yaz takıma katılan Gordon Hayward'dan bileğini sakatlaması ile tüm sezon boyunca yararlanamayan takım, playofflar öncesinde de diz ameliyatı olan takımın bir numaralı ismi Kyrie Irving'i kaybetti. Buna rağmen 94'lü Jaylen Brown ve 96'lı Jason Tatum'un yanı sıra yedek oyun kurucu Terry Rozier'in skor yükünü çekmesi ile beraber önce Milwaukee, sonra da Philadelphia'yı eleyerek konferans finallerine çıktılar ve bu yazı yazıldığında da seride 2-0 öndeler. Eğer Cleveland'a LeBron'un takımı diyebiliyorsak, Boston da koç Stevens'ın takımı ve bu başarının bir numaralı etkeni.

Sezonun çaylağı ödülü ise en çok tartışmaların yaşandığı kategori olabilir. Her ne kadar Jason Tatum bu üç isimden playoff konferans finallerine çıkmayı başaran tek isim olsa da ödüller normal sezon performanslarına veriliyor ve Ben Simmons ile Donovan Mitchell uzun süre sonra (2003'ten sonra?) ilk kez çaylakların bu kadar etki ettiği bir sezonu bize yaşattı. Öncelikle istatistiksel olarak bakmak gerekirse:

Ben Simmons: 81 maç %56 saha içi isabet yüzdesi ile 15.8 sayı 8.1 ribaund 8.2 asist 1.7 top çalma ve "0" üçlük.Donovan Mitchell: 79 maç %44 saha içi isabet yüzdesi ile 20.5 sayı 3.7 ribaund 3.7 asist 1.5 top çalma ve 2.4 üçlük

Her ne kadar o seviyelerin çok çok uzağında oldukları su götürmez bir gerçek olduğu ortada olsa da, iki oyuncunun tarzını anlamak için şöyle bir eşleştirme yapabiliriz: "King" lakaplı LeBron James, Philadelphia maçından sonra Simmons ile olan fotoğrafını "Young Prince" mesajıyla paylaştı ve Simmons'ın çizdiği oyun imajı da bunu yansıtıyor. Komple bir oyuncu, şutunu da boyalı alan dışına çıkarmaya başladığı andan itibaren ligin en iyi 10-15 oyuncusundan birisi olarak sayılacaktır. Öte yandan Mitchell ise çok efektif bir şutör ve çok iyi bir skorer, dolayısıyla "Kobe Bryantvari" bir imaj çiziyor. Normal sezonda 20.5 sayı ortalasa da playofflarda 27.5 sayılık bir ortalama yakaladı ve hatırlatma fayda var, çaylak oyuncuları konuşuyoruz.

Bu ödül için öne sürülen bir iddia Simmons'ın statüsü üzere. Bilindiği üzere Simmons bu sezon başında değil, geçen sezonun başında Philadelphia tarafından seçildi fakat sakatlığı sebebi ile ilk maçını bu sezon oynamaya başladı. Geçen sezon hiç oynamadığı için bir yıl gecikmeli olsa da çaylak statüstünde sayılıyor. "Mitchell fanları" bu argümanla yola çıkarak Simmons'ın çaylak sayılmamasını, Mitchell'ın ödülü alması gerektiğini savunuyor. Fakat, sonuç olarak Simmons bir çaylak ve ödüle daha yakın bir isim. İki oyuncu da daha şimdiden elit seviyelerin kıyısındayken bundan keyif almak lazım.

Ödüller 25 Haziran'da bir törenle dağıtılacak. Aynı törende yılın yöneticisi, yaşam boyu başarı ödülü, yılın takım arkadaşı ve toplum hizmeti ödüllerinin yanı sıra yılın smacı, asisti ve bloğu gibi ödüller de açıklanacak.

Aynı başlıktaNBASon 16 Turu"

Carcassonne’da zirveye Nielsen çıktı

Carcassonne’da zirveye Nielsen çıktı105. Fransa Bisiklet Turu'nun 15. etabını, Astana takımından Danimarkalı Magnus Cort Nielsen kazandı.…

105. Fransa Bisiklet Turu'nun 15. etabını, Astana takımından Danimarkalı Magnus Cort Nielsen kazandı.

105. Fransa Bisiklet Turu'nun 15. etabını, Astana takımından Danimarkalı Magnus Cort Nielsen kazandı.

Yol bisikletinin en prestijli yarışı kabul edilen organizasyonun Millau ile Carcassonne arasındaki 181,5 kilometrelik 15. etabını, 4 saat 25 dakika 52 saniyelik derecesiyle Magnus Cort Nielsen ilk sırada bitirdi.

Sky takımının Büyük Britanyalı bisikletçisi Geraint Thomas ise en yakın takipçisinin 1 dakika 39 saniye önünde genel klasmandaki liderliğini korudu.

Tura yarın ara verilecek. 16. etap, 24 Temmuz Salı günü Carcassonne ile Bagneres-de-Luchon arasındaki 218 kilometrelik parkurda yapılacak.

Fransa Bisiklet Turu, 29 Temmuz Pazar günü başkent Paris'te koşulacak 21. etapla son bulacak.

var dataLayer = dataLayer || [{page_videos:[]}];dataLayer[0].page_videos.push({video_title: 'tour-de-france-15-etabın-son-bölümü',video_id: '1109567',embedded_status: '1',family: '',sport: 'cycling',competition: 'worldtour-ranking',sport_event: 'tour-de-france',season: '2018',round: '',discipline: '',participants: '',gender: '',provider: '',partner_code: '',topic: '',magazine: ''});Video - Tour de France: 15. etabın son bölümü02:30Aynı başlıktaFransa Bisiklet TuruSonuçlarPuan durumuGeraint ThomasSporcuMagnus CortSporcu

Olaylı yarışın galibi Lewis Hamilton

Olaylı yarışın galibi Lewis HamiltonSebastian Vettel'in kaza yaparak yarış dışı kaldığı Almanya Grand Prix'sini kazanan Hamilton, pilotlar klasmanında liderliğe yükseldi.…

Sebastian Vettel'in kaza yaparak yarış dışı kaldığı Almanya Grand Prix'sini kazanan Hamilton, pilotlar klasmanında liderliğe yükseldi.

Sebastian Vettel'in kaza yaparak yarış dışı kaldığı Almanya Grand Prix'sini kazanan Hamilton, pilotlar klasmanında liderliğe yükseldi.

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 11. yarışı Almanya Grand Prix'sinde, Mercedes takımının Büyük Britanyalı pilotu Lewis Hamilton birinci oldu.

Formula 1'de sezonun 11. mücadelesi, Almanya'nın Hockenheim kasabasıyla aynı adı taşıyan 4,574 kilometrelik pistte 67 tur üzerinden yapıldı.

Yarışa pole pozisyonunda başlayan Ferrari sürücüsü Sebastian Vettel, startta liderliğini korudu. Pit-stop'ların ardından takım arkadaşı Kimi Raikkonen'in yol vermesiyle yarışı rahatça lider götüren Alman pilot, yağmur nedeniyle ıslanan pistte yaptığı kaza yüzünden 52. turda mücadeleye veda etti.

Mercedes'ten Lewis Hamilton, 14. cepten kalktığı yarışta doğru zamanlamayla gerçekleştirdiği pit-stop sayesinde kaza sonrası liderliğe yükseldi.

53 ile 57. tur arasındaki güvenlik aracı periyodunun ardından yerini koruyan Hamilton, bu sezon 4'üncü, kariyerinin 66. birinciliğine ulaştı.

Hamilton'ın 4.5 saniye arkasındaki takım arkadaşı Valtteri Bottas 2'nci, liderden 6.7 saniye sonra bitişe gelen Raikkonen ise 3. oldu.

Bu sonuçla puanını 188'e çıkaran Hamilton, şampiyona liderliğine yükseldi. Büyük Britanyalı sürücüyü, 171 puanla Vettel ve 131 puanla Raikkonen takip etti.

Sezonun 12. yarışı Macaristan Grand Prix'si, 29 Temmuz'da yapılacak.

İlk 10

Almanya Grand Prix'sini ilk 10 sırada bitiren pilotlar şunlar:

1. Lewis Hamilton (Mercedes)

2. Valtteri Bottas (Mercedes)

3. Kimi Raikkonen (Ferrari)

4. Max Verstappen (Red Bull-TAG Heuer)

5. Nico Hulkenberg (Renault)

6. Romain Grosjean (Haas-Ferrari)

7. Sergio Perez (Force India-Mercedes)

8. Esteban Ocon (Force India-Mercedes)

9. Marcus Ericsson (Alfa Romeo Sauber)

10. Brendon Hartley (Toro Rosso-Honda)

Pilotlar klasmanı

1. Lewis Hamilton (Büyük Britanya): 188 puan

2. Sebastian Vettel (Almanya): 171

3. Kimi Raikkonen (Finlandiya): 131

4. Valtteri Bottas (Finlandiya): 122

5. Daniel Ricciardo (Avustralya): 106

Takımlar klasmanı

1. Mercedes: 310 puan

2. Ferrari: 302

3. Red Bull: 211

4. Renault: 80

5. Force India: 59

Fenerbahçe’den taraftarına teşekkür mesajı

Fenerbahçe’den taraftarına teşekkür mesajıYapılan açıklamada camianın yeniden kenetlenerek kulübe destek olmasından duyulan memnuniyet dile getirildi.…

Yapılan açıklamada camianın yeniden kenetlenerek kulübe destek olmasından duyulan memnuniyet dile getirildi.

Yapılan açıklamada camianın yeniden kenetlenerek kulübe destek olmasından duyulan memnuniyet dile getirildi.

Fenerbahçe Kulübü, verdiği destekten dolayı taraftarları için teşekkür mesajı yayımladı.

Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, "Yeniden Fenerbahçe" denilerek sokakta yan yana, sahada kol kola, salonda omuz omuza olup, ilham veren bir spor kültürü oluşturup, hedeflere ulaşma amacıyla yeni sezona başlandığı aktarılırken, "Camiamızın kenetlenerek kulübümüze sağladığı destek, son derece mutluluk vericidir." denildi.

Yeni dönemde taraftarın vereceği desteğin önemine işaret edilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Kombine satışlarının başlaması itibarıyla gecesini gündüzüne katarak kombineleri tüketen, 19.07 Dünya Fenerbahçeliler Günü'nde ilk üç günde Fenerium'lara hücum ederek tarihi rekor kırmamızı sağlayan, göreve geldiğimiz günden bu yana kongre üyesi olmak için başvuruda bulunan ve son olarak dün akşam oynadığımız Feyenoord karşılaşmasında mabedimizi karnaval yerine çeviren büyük Fenerbahçe taraftarının önünde saygıyla eğiliyoruz. Taraftarımızın bu birlik ve bütünlüğü, en büyük gücümüz, başarıya olan sonsuz inancımız, en önemli motivasyon kaynağımızdır. Fenerbahçe'mizin büyük taraftarına göstermiş oldukları destek ve inanç için sonsuz teşekkür ederiz. Taraftarlarımıza her zamankinden daha fazla ihtiyacımızın olduğu bu dönemde tüm destekleriniz için minnettarız. Yeni sezonda ancak hep birlikte başarabiliriz."

Öte yandan, dün Hollanda ekibi Feyenoord ile yapılan özel maçta eski sarı-lacivertli oyuncu Robin van Persie'ye yönelik tepkilere de değinilirken, "Dün akşam stadımızda oynanan Feyenoord maçının ikinci yarısında yaşanan küfür olayını tasvip etmediğimizi belirtir, üzüntülerimizi ifade ederiz." ifadeleri kullanıldı.

Aynı başlıktaSüper LigSonuçlarPuan durumuFenerbahçeEkip

Mesut Özil suskunluğunu bozdu

Mesut Özil suskunluğunu bozduTürk asıllı Alman futbolcu, fotoğraf krizi dolayısıyla kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.…

Türk asıllı Alman futbolcu, fotoğraf krizi dolayısıyla kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.

Türk asıllı Alman futbolcu, fotoğraf krizi dolayısıyla kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.

Arsenal'in Türk asıllı Alman futbolcusu Mesut Özil, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmasıyla ilgili, "Ne olursa olsun yine de o fotoğrafı çektirirdim." ifadesini kullandı.

Mesut Özil, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Almanya'da büyüdüm ama ailemin kökleri Türkiye'den. İki kalbim var. Biri Alman biri Türk." yorumunda bulundu.

Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere'nin başkenti Londra'da eğitim ve yardım gecesinde bir araya geldiğini aktaran 29 yaşındaki futbolcu, "Annem her zaman bana geçmişimi, aile geleneklerimizi unutmamamı öğütledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmam siyasi ya da seçimlerle alakalı değildi. Benim için Cumhurbaşkanı ile fotoğraf çektirmek ailemin ülkesinin en üst düzey yetkilisine saygı göstermekti." açıklamasını yaptı.

Siyaset yapmadığını sadece futbolcu olduğunu vurgulayan Mesut Özil, şöyle devam etti:

"Recep Tayyip Erdoğan ile ilk kez 2010'da Berlin'deki Almanya-Türkiye maçını Angela Merkel ile beraber izledikten sonra buluşmuştum. Cumhurbaşkanı ile son buluşmamızda ise politika değil, her görüşmemizde yaptığımız gibi futbol konuştuk. Kaldı ki sayın Cumhurbaşkanı gençlik yıllarında futbolcuydu."

Alman medyasında farklı yansıtılsa da Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmamasının kendi geçmişine saygısızlık olacağını aktaran Mesut Özil, "Benim için kimin Cumhurbaşkanı olduğu önemli değil, her zaman siyasilere karşı saygılı oldum. Türk ya da Alman Cumhurbaşkanı fark etmez, duruşum her zaman aynı olacak." şeklinde görüş belirtti.

Bazı kişiler tarafından yalancılık ve hilecilikle suçlandığını savunan Mesut Özil, "Son seçimde ya da seçimden önce, ne olursa olsun yine de o fotoğrafı çektirirdim." görüşünü paylaştı.

İngiltere Premier Lig'de oynayan Türk futbolcular Cenk Tosun, Mesut Özil ve İlkay Gündoğan, mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Londra'da buluşarak fotoğraf çektirmiş ve formalarını hediye etmişlerdi.

Bu fotoğrafın ardından Almanya'da Mesut Özil ve İlkay Gündoğan'a linç kampanyasına varan eleştiriler yapılmıştı. Almanya Futbol Federasyonu ise olayı yönetememekten dolayı tepki görmüştü.